KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/19996 E., 2014/12495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, kendisini boşanmış biri ve öğretmen olarak tanıtıp, bir televizyon kanalına verdiği telefon numarasından arayarak sanıkla tanıştığı, sanığın, evlenmek vaadiyle katılanla yakınlaştığı ve ilerleyen zamanlarda evlenmeye karar verdikleri, bu hususta hastaneden kan testi yaptırdıkları, katılanın kimliğini sanığa vererek evlilik işlemlerini başlattıkları, sanığın, kurduğu yakınlıktan yararlanarak, evlilik işlemlerini başlattığı ve evlilik için tarih aldığı günde, katılandan 3.350 TL borç para istediği, bir süre sonra da, yeğeninin hasta olduğunu söyleyerek 1.000 TL değerinde altın aldığı,
sonra da katılanın telefonuna başka bir erkeğin, uygunsuz mesaj çekmesini sağlayarak ve bunu bahane edip katılanın bir başkasıyla ilişkisinin olduğunu söyleyerek para aldığını da inkar edip katılandan ayrıldığı, daha önce de aynı mahiyette başkalarına yönelik eylemlerinin bulunduğu, böylece sanığın hileli hareketlerle müşteki aleyhine haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, müşteki ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/19996, K. 2014/12495, 23 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama