KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/20229 E., 2012/46197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kendisini ... olarak tanıtıp, kendi fotoğrafının bulunduğu ... adına sürücü belgesi fotokopisi vererek, mağduru hataya düşürüp, araç kiralama şirketinden araç kiraldığı ve belirlenen süre geçmesine rağmen aracı iade etmeyerek haksız çıkar sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın tekerrüre esas daha ağır cezayı içeren başkaca mahkumiyeti bulunmasına karşın daha az cezayı içeren mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/20229, K. 2012/46197, 24 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama