KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/20616 E., 2013/2110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozma öncesi yapılan yargılamada; sanık tarafından müdafii olarak tayin edilen Avukat ...'ün duruşmalara katılmaması nedeniyle, 23.11.2006 tarihli oturumda mahkeme tarafından Av. ...'in kendisine zorunlu müdafii olarak atandığından haberdar olmayan sanığa, yokluğunda verilen hüküm usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu anlaşılmakla; usul ve yasaya aykırı bulunan 24/08/2012 tarih ve 2010/46 esas, 2010/380 karar sayılı temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, sadece klips kısmı 14 ayar altın olup, diğer kısımları sahte olan üç adet zinciri, altın olduğunu beyan ederek kuyumcu olan müştekilere satmak amacıyla verdiği, altın olan kısım üzerinde, bunu gösteren 585 damga ibaresi bulunması nedeniyle müştekiler ... ve ...'ın zincirlerin altın olduğuna aldanarak satın aldıkları, müşteki ...'ün ise sahteliğinden şüphelendiği zinciri inceletmesi üzerine altın olmadığını anlayarak satın almaktan vazgeçtiği anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin iki ayrı dolandırıcılık ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/20616, K. 2013/2110, 6 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama