KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/21451 E., 2014/13865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekinin buğday üreticisi olduğu ve geçmişte buğdayını Sarıtaşlar isimli firmaya satarak parasını aldığı, 22.07.2008 günü sanık ...'ın, ...'in kullandığı kamyonetle yanında ... ve ... olduğu halde müştekinin yanına gittiği; kendisinin 12 yıldır Sarıtaş firmasında çalıştığını söylediği, müştekiyle buğdayı satın almak hususunda anlaştıkları ve parasını firma ödeyecek diyerek buğdayı kamyona yüklettiği, müştekinin yanından ayrıldıktan sonra buğdayı zahire pazarında sattığı;sanığın ifadelerinde kendisine ....'ın müştekinin buğdayını alıp satmasını söylediğini ve parayı da ona verdiğinin söylemesi üzerine,
... ve ..., ...'ı tanımadıklarını, sanığın kendilerini taşıma işi için çağırdığını beyan ettikleri bu şekilde sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; müşteki ve sanık beyanları, canlı teşhis tutanağı,buğday tartım fişi ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK' nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/21451, K. 2014/13865, 9 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama