KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/21528 E., 2014/13877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bedelsiz senedi kullanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda; müştekinin borcu nedeniyle şüpheliye 15.09.2007 keşide tarihli, 15.12.2007 vadeli 150 TL tutarında bono verdiği, ancak müştekinin bu bonoya ait borcunu 4 seferde posta çeki vasıtasıyla ödediği, böylelikle bahsi geçen bononun bedelsiz kaldığı, ancak buna rağmen sanığın bonoyu Malatya 3. İcra Müdürlüğünün 2009/1726 esas numarası üzerinden 16.03.2009 tarihinde icra takibine verdiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; müşteki ve sanık beyanları, posta çekleri,bono fotokopisi, ödeme emri ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini ;Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/21528, K. 2014/13877, 9 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama