KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/21884 E., 2014/5916 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılan ile evlenmek amacı ile bir süre gayri resmi olarak aynı evde birlikte yaşadığı, bu süreçte evleneceğini vaad ederek katılana ait olan evin yarı oranında hissesinin kendi üzerine tescil edilmesini sağladıktan sonra katılan ile evlenmekten vazgeçerek haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın dolandırıcılık suçunu oluşturabilecek nitelikte hileli hareketler sergilediğine ilişkin somut ve kesin bir delil elde edilemediği, suçun kanunda tanımlanan unsurlarının somut olayda oluşmadığı, kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı; ve hiç kimse, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağına ilişkin temel ilkeler dikkate alındığında; sanığın beraatine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/21884, K. 2014/5916, 31 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama