KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/22203 E., 2014/13482 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2010/243220
- Mahkemesi
- İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 09/12/2009
- Numarası
- 2009/867 (E) ve 2009/1135 (K
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın Doktorlar Sitesinde kapıcı olarak görev yaptığı ve şikayetçinin de aynı sitenin yöneticisi olduğu, sanığın sitede oturanlardan, yönetim adına topladığı 4.974,25 TL. aidat, fatura parasını site yönetimine teslim etmeyerek işini bırakıp adresini terk ettiği, bu suretle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; faturaları yatırma görevinin, 25391 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Konut Kapıcıları Yönetmeliği'nin 5. maddesinde sayılan işler arasında yer almadığı anlaşıldığından,
aynı maddenin (h) bendi uyarınca sanığa bu görevin sözleşme ile verilip verilmediği araştırılarak, böyle bir görev verilmiş olması halinde, sanığın kendisine tevdi ve teslim edilmiş olan siteye ait aidat ve fatura bedelini şahsi borçları için kullanması şeklindeki eyleminin TCK'nın 155. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, böyle bir görevin sözleşme ile de verilmemiş olması halinde ise, aynı maddenin 1. fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/22203, K. 2014/13482, 7 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama