KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/359 E., 2013/13498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, yolda yürümekte olan katılanın yanına yaklaşarak “dedem hacca gidecekti öldü, vasiyetinde biraz parası vardı, dağıtmamızı istemişti, bende bu paraları fakirlere dağıtıyorum.” dediği, katılanın maddi durumunun iyi olduğunu söyleyerek olay yerinden ayrılmak istemesi üzerine sanığın, katılanın gitmesini engelleyerek “senin tanıdığın fakir vardır, parayı sana vereyim sen fakirlere dağıtırsın” diyerek cebinden yaklaşık 3000 TL çıkardıktan sonra katılana üzerinde parasının olup olmadığını sorduğu, katılanın, cebinde 1250 TL olduğunu söylemesi üzerine sanığın çıkardığı parayı katılanın eline verdiği, bu sırada sanık ile birlikte hareket ettiği anlaşılan ancak kimliği belirlenemeyen bir
şahsın sanık ile katılanın yanına gelerek sanığa hitaben “sen parayı veriyorsun ama önce avukattan devir teslim yaptır parayı öyle ver” dediği, bunun üzerine sanığın,” tamam öyleyse” diyerek, katılanın çıkardığı parayı ve kendisinin katılana verdiği parayı da alarak olay yerinden uzaklaştığının iddia ve kabul olunması karşısında, eylemin temas ettiği, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-a maddesinde düzenlenen "Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle" nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde, hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/359, K. 2013/13498, 18 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama