KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/4469 E., 2012/35996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 29.12.2011 gün ve 2011/Bşk-42-42 Esas-Karar sayılı kararında belirlendiği gibi 2797 Sayılı Yargıtay Yasasının görevlerini düzenleyen 14. maddesinin 3.fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasında iş bölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir,” (b) bendinde de; “Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmünü amirdir.
İncelenen dosya içeriğine göre;
Her ne kadar Tarsus Ağır Ceza Mahkemesinin iddianame yerine geçen 07.09.2004 tarih ve 2004/237-248 esas ve karar sayılı görevsizlik kararında; suça konu çeklerde vergi kimlik numarası bulunmadığından bahisle sanıkların eylemlerinin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de; çekte bulunması gerekli zorunlu unsurların belirlendiği Türk Ticaret Kanunu'nun 692. maddesinde "vergi kimlik numarasının” çeklere yazılması zorunlu unsur olarak gösterilmediği, zorunlu unsurları taşıyan suça konu çekin resmi belge niteliğinde kabul edildiği,
resmi belgede sahtecilik suçunun cezasının da, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCY'nın 342/1.maddesinde iki yıldan sekiz yıla kadar hapis; dolandırıcılık suçunun cezası ise aynı Yasanın 503/1.maddesi uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasından ibaret olduğu gözetildiğinde;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/4469, K. 2012/35996, 30 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama