KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/5349 E., 2013/13995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin son reçete tarihi olan 19/07/2006 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
...
Müdürlüğünde posta dağıtıcısı olarak görev yapan sanığın, 2004 ve 2005 yıllarına ilişkin tedavi yardımı beyannamelerinde eşini bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri arasında gösterdiği, ancak eşi ...'nin 2004 ila 2007 yılları arasında SSK'ya tabi sigortalı olarak çalışmasına rağmen eşinin sigortalılık durumunu kurumuna bildirmeyip bu süre içerisinde 707,87 TL reçete ödemesi, 285,31 TL hastane harcaması yapılmasına sebebiyet vererek kurumu zarara uğrattığı iddia olunan olayda;
sanığın eşinin 506 sayılı Kanuna göre prim ödenmesi nedeniyle sağlık yardımına müstahak sayılmasından dolayı, tabi olduğu ilgili sosyal güvenlik kurumunun sağlık hizmetlerinden yararlanmaya hak kazanacağı ve kurumun herhangi bir zararı söz konusu olmayacağı cihetle, dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/5349, K. 2013/13995, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama