KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/537 E., 2013/13950 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın kızı ... ...’nın böbrek yetmezliği rahatsızlığının bulunması nedeni ile tedavisi için ... hastanesine götürüldüğü, ameliyatın yapılmasından sonra ...’a sevk işleminin yapıldığı, ... ...’nın hastaneye ilk müracaatında ... ... isimli amca kızına ait yeşil kart ile hastaneye yatışının sağlandığı, bilahare ...’nin ...’a sevkinin yapılması üzerine ...
Eğitim Araştırma Hastanesine müracaat edildiği, ilk işlemlerin ... ... adına yapılmış olması nedeni ile aynı isimle işlemlerin devam ettirildiği, sonrasında tedavisi yapılan hastanın gerçek isminin ... ... olduğunun ortaya çıktığı olayda; tedavisi yapılan ... ...’nın kendi adına geçerli yeşil kartının bulunmasına rağmen ilk işlemlerin ... ... adına yapılması nedeni ile takip eden işlemlerin de aynı isim ile devam ettirildiği, olayda sanığın suç işleme kastı ile hareket ettiğine dair herhangi bir delilin mevcut olmadığı,
ayrıca ... ...’nın sağlık güvencesi olmasa dahi tedavi işlemlerinin yapılmasının bir zorunluluk olduğu bu açıdan da sanığın suç işleme kastının bulunmaması gerekçesiyle dolandırıcılık suçunun oluşmadığına yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/537, K. 2013/13950, 24 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama