KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/5984 E., 2013/14060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, hakaret, yaralama, tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığına
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanıklar hakkında dolandırıcılık, sanık ... hakkında yaralama, sanık...hakkında hakaret suçundan verilen beraat ve sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlerinin temyiz incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatı konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır.
Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Katılanın, arazisindeki buğdayı satmak için sanıklar ... ve ... ile anlaştığı, katılanın buğdayının biçilmesinden sonra diğer sanıkların yanında şoför olarak çalışan sanık ...'in, söz konusu buğdayı kamyona yükleyerek sanıkların çalıştığı işyerine götürdüğü, parasını almak için sanık ...'in yanına giden katılanın, 5.440 kg. buğday çıktığını öğrendiği, kendi hesabına göre 12.500 kg. buğday çıkması gerektiğini söylediğinde, sanık ...'in, işyerinde katılana hakaret ettiği, bunun üzerine katılanın sanıklardan şikayetçi olduğu, katılanın şikayetçi olduğunu duyan sanık ...'nın katılanın bulunduğu kahveye geldiği aralarında tartışma yaşandığı,
bu sırasında sanık ...'nın katılana hakaret ve tehdit ettiği ayrıca yumruk ile vurmak istediği ancak orada bulunanların araya girerek engel oldukları böylece sanıkların atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda; dolandırıcılık suçu yönünden, buğdayın miktarı hususunda hasattan hemen sonra alınan tartı fişinin bulunmaması ve katılanın arazisinden çıkabilecek buğday miktarının kesin olarak tespit edilemediği ve mahkumiyetlerine yeterli deliller elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat;
sanık ...'in üzerine atılı hakaret ve sanık ...'nın üzerine atılı kasten yaralamaya teşebbüs suçu yönünden, sanıkların savunmasının aksine, atılı suçları işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeter derecede somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat; yine sanık ...'nın üzerine yüklenen hakaret suçu yönünden, sanığın, kendisini hırsız olarak itham etmesi üzerine bu fiile tepki olarak katılana yönelik hakaret suçunu işlediği anlaşıldığından hakkında ceza
verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelenmesine gelince;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/5984, K. 2013/14060, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama