KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/6386 E., 2014/816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanığın büyükbaş hayvan satın aldığı katılana iki adet çek verdiği, alışverişten birkaç gün sonra katılanın yanına gelen sanığın çekleri kırdıracağını söyleyerek istediği ancak katılanın parayı almadan çekleri vermeyeceğini söylediği, bunun üzerine birlikte parayı almak üzere bir işhanına gittikleri, sanığın bankaya gidip geldiği, paranın Şakalak Köprüsüne geleceğini söyleyerek katılanı bahsi geçen yere götürdüğü,
burada arabaya binen bir şahıs ile para hususunda konuştukları, birlikte katılanı evine götürdükleri, paranın ödeneceği düşüncesi ile arabadan indiğinde arabadaki şahısların çeklerle birlikte hızlıca olay yerinden uzaklaştıkları olayda, sanığın baştan beri hazırladığı mizansen çerçevesinde hareket ederek katılanın elindeki çekleri alarak menfaat temin etmiş olması karşısında, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/6386, K. 2014/816, 22 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama