KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/6917 E., 2013/17019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan ... ile katılanın asker arkadaşı oldukları, sanığın telefonda bir sırrının olduğunu, elinden çıkartamadığı tarihi eser niteliğinde altınlar bulunduğunu, bu altınları ucuz fiyata vereceğini söylediği, bu duruma inanan katılanın Adıyaman'dan Edremit'e gelerek sanık ile buluştuğu, sanık ...'in yanında teyzesinin oğlu olarak tanıttığı diğer sanık ... ile birlikte beyaz bir poşet içerisindegösterdiği altınların toplam 2600 adet olduğunu söyledikleri, katılanın altınlardan birisini kontrol ederek gerçek olduğunu anlaması üzerine pazarlık yaptıkları,
30.000,00 TL karşılığı altınların satışı konusunda anlaşmaları üzerine katılanın Adıyaman'a dönüp babası ile birlikte geri geldiği, terminalde sanık ...'in katılanı karşılayıp bir çay bahçesine götürdüğü, yanlarına sanık ... 'nun da geldiği, bir süre sonra katılanı bir evin önüne götürüp teyzesinin evi olduğunu söylediği, sanık ...'in parayı alarak yanlarından ayrıldığı bir süre sonra diğer sanık ...'in de sanık ...'e bakma bahanesi ile ortadan kaybolduğu somut olayda; katılanın sanık ...'i fotoğraflarından teşhis etmesi,
tanık ...'ın beyanları karşısında sanıkların amaç ve fikir birliği içerisinde hareket ederek katılanı kandırıp parasını aldıkları sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/6917, K. 2013/17019, 7 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama