KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/692 E., 2013/14102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında kurulan hüküm bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir.Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıklar ... ve ...'in olay tarihinde evli olduğu ve sanık ...'ında ...'in eltisi olduğu, sanık ...'in rahatsızlanması üzerine sanık ...'in eşine ait sağlık karnesinin suç tarihinde prim borcu nedeniyle kullanılamaması nedeniyle, sanık ...'ın sağlık karnesini alarak eşi ...'i önce ... Devlet Hastanesine, daha sonra aynı gün İperyal Hastanesine götürerek tedavisini yaptırdığının iddia edildiği somut olayda; sanık ...'ın sağlık karnesini diğer sanıklara verdiğine ve suça iştirak ettiğine ilişkin şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanan mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/692, K. 2013/14102, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama