KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/718 E., 2013/14383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ...'in, katılan ...'in yönetim kurulu başkanı olduğu ... Tekstil San. ve Tic.
A.Ş’den aldığı mallara karşılık, kendisinin alacaklı, diğer şikayetçiler ... ve ...’ın borçlu olarak gözüktüğü, 30.06.2005 tanzim ve 28.07.2005 vade tarihli, 6.350 TL bedelli senedi katılan ...'in oğlu olan ... adına ciro ederek borcuna karşılık ... yerinde bulunan katılanın kardeşi...'e verdiği, borcun ödenmemesi üzerine katılan ...'in avukatı aracığıyla sanık ... ve senette borçlu gözüken mağdurlar ... ve ... aleyhine icra takibi başlattığı, mağdurların imzaya itiraz etmesi üzerine, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nde düzenlenen raporda, senet altındaki imza ve yazıların sanık ...’in eli ürünü olduğunun belirtildiği anlaşıldığından,
sanığın eylemlerinin dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/718, K. 2013/14383, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama