KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/768 E., 2013/14723 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanığın, alacaklısı katılan ..., borçlusu hayali olarak gösterilen ..., ikinci ve üçüncü cirantaları yine hayali ... ile ... yazılı, 1. ciranta olarak katılan ...'ın isim ve imzası başka bir belgeden kopyalanmış olan 10/06/2007 tanzim tarihli 13/08/2007 vadeli 525.000 TL bedelli sahte senedi ele geçirerek, 4. Ciranta olarak ismini yazıp imzalayarak 13/08/2007 tarihinde vekalet verdiği avukatı ... aracılığı ile 27/08/2007 tarihinde ...
2. İcra Müdürlüğü'nün 2007/4506 sayılı dosyasından katılan ve cirantalar aleyhine icra takibine koyduğu, katılanın durumdan haberdar olunca ...
İcra Mahkemesinin 2007/505 esas sayılı dosyasından borca ve imzaya itiraz edip takibin iptali davası açtığı, bu mahkemedeki yargılama sırasında katılan ile sanık alacaklı vekilinin haricen 30.000 TL masraf ödemeleri konusunda anlaşmaları üzerine alacaklı sanık vekilinin katılan yönünden 12/12/2007 tarihli dilekçesi ile davayı kabul edip alacaklarından feragat etmesi üzerine ...
İcra Mahkemesinin 22/01/2008 tarih 2007/505 esas 2008/13 karar sayılı kararı ile borçlu katılan ... hakkındaki takibin durdurulmasına ve iptaline karar verildiği, yargılama sırasında sanık vekilinin suça konu senedin dayanağı olarak katılan ... ve borçlu ... arasında düzenlendiği yazılı 09/12/2006 tarihli sözleşmeyi ibraz ettiği, ancak bu sözleşmenin de aynı yöntemle sahte oluşturulmuş bir belge olduğunun anlaşıldığı olayda,
sanığın ... ilinde ticaret yapan katılanı alacaklı gösteren ve ismi ile imzası 1.ciranta olarak senet arkasına ofset baskı yöntemi ile kopyalanarak oluşturulan sahte senedi ele geçirip 4.ciranta olarak kendisi ciro edip imzaladıktan sonra katılan aleyhine icra takibine koymaktan ibaret eyleminin kamu kurumunu araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/768, K. 2013/14723, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama