KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/7966 E., 2014/1320 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen kararın Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca, sanığa tebliğ edilmiş ise de, Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesi uyarınca sanığın gösterilen adreste bulunmama sebebi araştırılıp tebligat parçasına bu husus şerh düşülmeden ve sanığın komşusunun imzası alınmadan yapılan tebligat geçersiz olduğundan, sanığın 11.09.2009 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde temyiz niteliğinde olduğu kabul edilerek, 16/01/2009 tarihli ek karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede,
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; cep telefonu tamir servisi işleten sanığın, katılan tarafından tamir için bırakılan telefonu iade etmeyerek kişisel tasarrufta bulunduğu anlaşılmakla, üzerine atılı suçun sübut bulduğuna dair kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
TCK'nın 168/2. maddesinde açıklanan etkin pişmanlığın, kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadar indirileceğinin belirtilmesi, sanığın ise, katılanın zararını 03.06.2008 tarihli hükümden sonra 14.01.2009 tarihinde ödediğinin anlaşılması karşısında, bu nedenle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/7966, K. 2014/1320, 28 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama