KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/8366 E., 2014/1701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan ... ile sanığın asker arkadaşı oldukları, askerlik bittikten sonra sanığın katılan ...’ı arayarak kız kaçırdığını söyleyerek Manisa’ya davet ettiği, bunun üzerine katılan ... diğer katılan dayısı ...ile Manisa’ya gittikleri, burada sanığın, halasının oğlunun tarlada yaklaşık 2000 civarında altın bulduğunu, bu altınları bozdurmak istediğini söylediği, katılanların kabul etmesi üzerine altınların içerisinden bir numune verdiği,
katılanların bu numuneyi kuyumcuya gösterdikleri, gerçek olduğunu anlayınca aynı gün İstanbul'a geri döndükleri, durumu komşuları katılan ...’a anlattıkları, ...n’ın da altınları almayı kabul ederek 40.000 TL getirdiği, diğer katılanlar .... ve ....'nün de 5000 YTL para buldukları toplam olarak 50.000 TL para toplayarak tekrar Manisa ilinde sanıkla buluştukları, sanığın katılanlardan parayı aldığı, içinde altın olduğunu belirttiği çantayı verdiği ve katılanların yanından ayrıldığı,
katılanların çantayı kontrol ettiklerinde altınların sahte olduğunu anladıkları, sanığın bu şekilde üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, katılanların sanığı teşhis ettiği anlaşılmakla sanık, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/8366, K. 2014/1701, 3 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama