KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/8576 E., 2014/2688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2014
- Tebliğname No
- 15 - 2011/339301
- Mahkemesi
- İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 08/03/2011
- Numarası
- 2009/507 (E) ve 2011/195 (K
- Suç
- Nitelikli güveni kötüye kullanma
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Serbest muhasebecilik yapan katılanın işyerinde yaklaşık on beş yıldır yardımcı olarak çalıştığı söylenen sanığın son dönemde; Ç..İ..B..şubesi nezdinde şikayetçinin bilgisi dahilinde adına açılmış hesaba yatırılması oradan da katılana ve müşterilerine ait tahakkuk fişleri kesilmiş vergi borcu-sigorta primlerinin yatırılması için teslim edildiği ileri sürülen 55.000 TL'yi alıp, bu parayı ne banka hesabına ne de ilgili kurumlara yatırmayarak ortadan kaybolması eyleminin "nitelikli güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
1-Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; suça konu paranın katılan tarafından mı yoksa müşteriler tarafından mı sanığa verildiği hususunda oluşan çelişkinin giderilmesi, katılan veya müşteriler tarafından verilmiş ise para teslimi yapıldığına dair belge olup olmadığının öğrenilmesi, işlerin yürümesi için Ç..İ..
B.. şubesi nezdinde sanık adına açılmış görünen hesabın hareketlerinin iddia ve savunmalar doğrultusunda incelenmesi, katılanın dosyaya sunduğu 09/02/2010 havale tarihli dilekçesinde gösterdiği müşterilerine ait tahakkuk ve ödeme fişlerinin temin edilmesi, müşterilere vergi dairesi veya ilgili kurumlardan geldiği söylenen resmi yazıların onaylı örneklerinin dosyaya intikal ettirilmesi, katılan tarafından tahakkuk fişleri kesildiği halde sanık tarafından yatırılmamış olduğu iddia edilen fişlerin somut olarak ortaya konulması,
gerektiğinde müşterilerin defter, kayıt ve belgeleri de karşılaştırılmalı olarak incelenip uzman bilirkişiden rapor alınması, serbest muhasebecilerin görevleri arasında vergi dairesi veya ilgili sair kurumlara "para yatırmak" gibi bir görevleri olmadığı ve Türkiye Serbest Muhasebeciler Mali Muşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği'nin "Mecburi Meslek Kararlarına" ilişkin 26/01/1996 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 1996/1 sayılı genelgesinin 1. maddesinde yer alan "meslek mensupları, müşteri adına üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun mali değerler alamaz" şeklindeki hükmü de nazara alınıp,
toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/8576, K. 2014/2688, 13 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama