KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/8811 E., 2014/3667 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın müştekinin ikametgahına giderek yardım etmek istediğini beyan ederek yabancı para bozdurmasının gerekli olduğunu, bu parayı bozup bozamayacağını sorduğunu, müştekinin de, 500 Banco Central Do Bresıl ibareli Türkiye'de tadavülde bulunmayan parayı alarak karşılığında 600 TL verdiği anlaşılmakla,hileli hareketlerle haksız menfaat temin eden sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında uygulanan hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/8811, K. 2014/3667, 27 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama