KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/9254 E., 2014/2887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, araba kiralama işi ile uğraşan katılan ...'in ... plakalı aracını suç tarihinde 4 günlüğüne kiraladığı, ancak sanığın aracı katılana iade etmediği, söz konusu aracın Antalya ili defterdarlık önünde terk edilmiş vaziyette bulunarak katılana teslim edildiği anlaşılmakla sanığın mahkumiyetine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının, paraya çevrilmesi sırasında uygulanan TCK 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nun 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
2-TCK’nın 53. maddesinin 3. Fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin suç tarihinden sonra kesinleşmesi, adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek mahkumiyeti de bulunmamasına rağmen, mükerrir sayılmak suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan.
5237 sayılı TCK'nın 53. Maddesinin uygulanmasına ilişkin bentlerin çıkartılarak yerine "sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1.fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" yazılması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/9254, K. 2014/2887, 18 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama