KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/9361 E., 2014/2738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, ...Belediyesi'ne iş yapan taşeron bir şirkette çalıştığı, katılanın amcası olan ...'ın belediyede otobüs şoförü olması nedeniyle sanıkla ...'ın tanıştıkları, aralarında samimiyet geliştiğinde sanığın ...'e, çalıştığı şirketin eleman alacağını, tanıdığı güvenilir kimse olup olmadığını sorduğu, ...'in de, askerden yeni gelmiş ve yeğeni katılanın olduğunu söylediği, sanığın telefon numarasını katılana verdiği, katılanın telefonla sanığı arayarak buluştukları, sanığın, katılandan işe giriş için bazı belgeler istediği ve 180 TL para aldığı, iki gün sonra yeniden para gerekli olduğunu söyleyerek 150 TL daha para aldığı,
aynı gün sanığın yeniden 100 TL istemesi üzerine katılanın durumundan şüphelendiği, olayı polise bildirdikleri, sanığın, katılan ile buluşmaya gittiğinde olayın anlaşıldığını öğrenmesi üzerine kaçtığı, bu şekilde katılanı işe yerleştireceğini söyleyerek ve onu kandırarak haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan beyanı ile tam dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/9361, K. 2014/2738, 17 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama