KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/9694 E., 2014/3375 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, yolda yürüyen şikayetçinin yanına yaklaşarak Mısır Çarşısına nasıl gidebileceğini sorduğu, kendisine tarif etmeye çalışan şikayetçi ile yürüdükleri sırada, yurtdışından geldiğini, vefat eden babasının cenazesine katılmak için uçakla Erzurum'a gideceğini, üzerinde parası kalmadığı için Mısır Çarşısında kuyumculara çok değerli olan altın saatini satacağını, ancak zamanı kısıtlı olduğundan isterse kendisine düşük bedelle verebileceğini söyleyerek şikayetçiye 400.00 TL para ve üç adet çeyrek altın karşılığı verdiği altın görünümündeki saatin, sanık tarafından satılmak istenmek suretiyle müsnet dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi gerekirken, sadece tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/9694, K. 2014/3375, 25 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama