KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/11690 E., 2014/8102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın olay tarihinde İzmir Eğitim Araştırma Hastanesinde yatan hastasına refakatçi olarak bulunan katılanın yanına gelerek kendisini Dr. ... olarak tanıtıp hastasının başka hastaneye sevkinin gerektiğini bu nedenle hastaneye para yatırılması gerektiğini söylediği, katılan “ne kadar” deyince “vezneye sorup geleyim” diye ayrılıp bir süre sonra gelerek “2.750 TL lazım” dediği, katılan “o kadar param yok” deyince ben vezneyi ikna ederim emanet bir şey bırakırsak belki bize yazıyı verirler sözüyle ikna ettiği, bunun üzerine katılanın kolundaki 1.500 TL değerindeki bileziği çıkartarak sanığa vermesi şeklinde gerçekleştiği iddia olunan, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında sabıka kaydında yer alan mahkumiyet kayıtlarına göre koşulları bulunduğu halde tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/11690, K. 2014/8102, 28 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama