İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Ceza Dairesi

YARGITAY · 15. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/12132 K.2013/14973

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Esas2013/12132Karar2013/14973Tarih7 Ekim 2013Okuma7 dk · 1.374 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/12132 E., 2013/14973 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Ekim 2013
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Mala zarar verme
Hüküm
Mahkûmiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.374 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.

Sanığın, temyiz talebinde bulunmayan Hülya Avcı ile görüştüğü, Hülya’nın eski arkadaşı olan mağdur ...'e göz dağı vermek ve kendisinden uzaklaşmasını sağlamak için amacıyla sanık ...’ye para verdiği ve Kadir'den kendisini kurtarmasını istediği, Ali'nin işi halledeceğini söyleyip olay günü mağdurun park halindeki arabasına yanında getirmiş olduğu pet şişe içerisindeki benzinle yaktığı olayda mala zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Mağdurun 21/04/2011 tarihli duruşmada sanıkların cezasından indirim yapılmasını kabul ettiğini ve zararının tamamen giderildiğini beyan etmesi karşısında sanık hakkında

TCK’nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/10/2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan ... 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05/07/2011 tarih ve 2011/313 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün oy çokluğu ile bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma gerekçesi; "Mağdurun, 21/04/2011 tarihli duruşmada sanıkların cezasından indirim yapılmasını kabul ettiğini ve zararın tamamen giderildiğini beyan etmesi karşısında sanık hakkında 168. maddenin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması" şeklinde olup, bu gerekçeyle oluşturulan bozma kararına katılmam mümkün değildir. Çünkü;

Mağdurun zararı, temyiz dışı sanık olan Hülya Avcı tarafından giderilmiş olup, sanığın hiç bir katkısı olmadığı gibi; temyiz dışı tanık tarafından yapılan tazmine rıza gösterdiğine ilişkin emare de yoktur. TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlıktan yararlanma koşulları gene aynı maddede düzenlenmiştir.

Ancak; bu konudaki benzer düzenlemeyi içeren 765 sayılı mülga Yasanın 523. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 168. maddesi ve 168. maddenin gerekçesi birlikte değerlendirildiği takdirde etkin pişmanlıktan ne anlaşılması gerektiği daha net ortaya çıkacaktır.

765 sayılı Türk Ceza Kanunu (mülga) Madde 523: “ Bu babın birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fasıllarında ve 516 ncı maddenin birinci fıkrasında ve 518 ve 519 ve 521 inci maddelerinde beyan olunan cürümlerden birini işleyen kimse kendi hakkında bir güna takibat icrasına başlanmadan evvel aldığını iade eylerse yahut işlenen fiilin mahiyetine ve sair ahvale nazaran red ve iade kabil olmadığı takdirde mutazarrırın zararını tamamen tazmin ederse göreceği ceza üçte birden üçte ikiye kadar indirilir.

Eğer bu red ve iade veya tazmin hususi takibat esnasında fakat işin mahkemeye verilmesinden evvel vukubulursa failin göreceği ceza altıda birden üçte bire kadar indirilir.

(Ek fıkra: 06/06/1991 - 3756/18 md.) 494 üncü maddenin 2, 3 ve 4 numaralı bentleri ile 521 a ve 521 b maddelerinde yazılı cürümlerden dolayı da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.”

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 168 - “(Değişik madde: 29/06/2005-5377 S.K./20.mad)

(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (Mülga ibare:02/07/2012-6352 S.K./84.md.) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.

(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.

(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.

(5) (Ek fıkra: 02/07/2012-6352 S.K./84.md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.”

Gerekçesi– “Suç tamamlandıktan sonra kişi pişmanlık gösterebilir. Bu durumda, işlenmiş ve tamamlanmış olan suç işlenmemiş hâle artık döndürülemez. Ancak, suç tamamlandıktan sonra, pişmanlık duyarak, gerçekleştirilen haksızlığın neticeleri mümkün olduğunca ortadan kaldırılabilir.

Bu düşüncelerle, etkin pişmanlık; hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık ve karşılıksız yararlanma suçlarında cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebep olarak kabul edilmiştir. Ancak, bunun için bazı koşulların gerçekleşmesi gerekir. Önce, failin veya suça

İştirak eden kişinin bizzat kendisinin pişmanlık göstererek iade veya tazmini gerçekleştirmesi gerekir. Suçun işlenmesiyle kişilerin görmüş bulundukları zararın aynen iade veya mümkün olduğu kadar azaltılmak suretiyle tazmin edilmesi gerekir. Etkin pişmanlığın cezada indirim yapılması sebebi olarak kabul edilebilmesi için, zararın tamamen veya mümkün olduğu kadar aza indirilerek gerçekleştirilmesi gerekir. Kısmen geri verme veya tazminde, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, mağdurun aynen iadeye veya tazmine rıza göstermesi gerekir.

Etkin pişmanlığın kovuşturma başlamadan önce, yani işlenen suçtan dolayı kamu davası açılmadan önce gösterilmesi gerekir.

Etkin pişmanlık durumunda hâkim maddede belirlenen oranda cezada indirim yapabilir. Bu konuda, hâkime etkin pişmanlığın samimiyetine ve zararın tazmin edilen miktarına göre, takdir yetkisi tanınmıştır. Bu hükümle, işlenen suçun yağma olması hâlinde de, cezada belli oranda indirim yapılması yolu açılmıştır.”

Görüldüğü gibi; 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanununun 523. maddesine göre failin iade veya tazminde bulunması ceza indirimi için yeterlli idi. Yeni ceza yasası düzenlemesinde ceza indirimi için 523. maddede yer alan “iade veya tazmin” ile yetinilmeyerek “sanığın pişmanlığı” da ön şart olarak eklenmiştir.

Türk Ceza Kanunun 168. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “ ... failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde...”cümlesi maddenin uygulama koşullarını ve kapsamını belirlemiştir.

Buna göre yasa, etkin pişmanlıktan söz edebilmek için şu koşulları aramaktadır:

- Pişmanlık,

- Aynen geri verme veya tazmin,

- Geri verme veya tazminin bizzat yapılması,

Dikkat edilirse; yasa koyucu önceliği iade veya tazmine vermemiş, pişmanlığa vermiştir. Bu amacını ortaya koyabilmek için pişmanlık kelimesini önce zikretmekle yetinmeyerek, başkası tarafından yapılmış bir ödemeyi failin pişmanlığı olarak değerlendirmediğinden kabul etmemiştir. Pişmanlığın ön şart olduğu hususu bu kadar açık ifade edilmesine karşın, yanlış yorumların önüne geçebilmek için, yasa koyucu bu konudaki düşüncesini madde gerekçesinde tekrar vurgulamıştır.

Gerekçede yer verilen “...suç tamamlandıktan sonra kişi pişmanlık gösterebilir. ...suç tamamlandıktan sonra pişmanlık

duyarak, gerçekleştirilen haksızlığın neticeleri mümkün olduğunca ortadan kaldırılabilir. ...Önce, failin veya suça iştirak eden kişinin bizzat kendisinin pişmanlık göstererek iade veya tazmini gerçekleştirmesi gerekir. ...hâkime etkin pişmanlığın samimiyetine ve zararın tazmin edilen miktarına göre, takdir yetkisi tanınmıştır.” cümlelerinden, yasa koyucunun amacının pişmanlığı ödüllendirerek, tekrar suç işlenmesinin önüne geçmek olduğu çok net anlaşılmaktadır.

Pişmanlık durumu araştırılmaksızın, sadece zararın giderilmesinin etkin pişmanlık olarak kabul edilmesi eski yasa dönemindeki alışkanlığın ve uygulamanın sürdürülmesidir. Elbette bazı durumlarda iade veya tazmin pişmanlığa karine olarak kabul edilebilir. Ancak bunun için her olayda sanıkların davranışları göz önünde bulundurularak sonuca gidilmelidir. Aksi takdirde zararın giderildiğinin görüldüğü her olayda etkin pişmanlığın varlığını kabul etmek her zaman doğru sonuç vermeyecektir. Örneğin zararı gidermekle birlikte mağduru tehdit etmek suretiyle ifadesini değiştirten ve şikayetini geri aldırtan sanığın pişmanlığından nasıl söz edilebilir? Bu nedenle sanığın pişmanlığını ortaya koyacak hareketler gözlemlendikten sonra, zararın giderilmesinin değerlendirilmesi aşamasına geçilmelidir.

Somut olayda ise, zaten sanık tarafından yapılan bir ödeme yoktur. Zararın sanık tarafından giderilmesi bile tek başına pişmanlığın varlığını göstermediği halde; sanığın verdiği zararın başkası tarafından giderilmiş olmasından "sanığın pişman olduğu" sonucunun çıkarılmasını hukuk mantığı ile açıklamak mümkün değildir.

Zaten kararda TCK'nın 51. maddesinin uygulanmamasının gerekçelerine yer verilirken, "sanığın suç işleme hususundaki eğilimi göz önüne alınarak, cezasının ertelenmesi halinde ilerde suç işlemekten çekineceği hususunda kanaat gelmediği" şeklindeki testip ile sanığın pişmanlık içerisinde olmadığı da ortaya konmuştur.

Yasanın çok açık ve anlaşılabilir nitelikteki hükümleri, sanıklar lehine yorumlarla genişletilmeye çalışılır ve zorlama yorumlarla yasa metnine başka anlamlar yüklenirse, 5237 sayılı Yasının 168. maddesi ile değişiklik geçersiz kılınıp, mülga ceza yasasının 523. maddesinin uygulanmasına devam edilmiş olunur. Buna kanun uygulayıcısı olan hakimin yetkisi bulunmadığı gibi, yasa koyucunun görev alanına da müdahale edilmiş olur.

Sonuç olarak; yargılama konusu olayda gerek pişmanlık, gerekse geçerli bir iadeden söz etmek mümkün olmadığından 5237 sayılı Yasanın 168. maddesinin uygulama alanı bulunmamaktadır. Bu nedenle sayın çoğunluğun bu konudaki bozma kararına katılmıyorum. 07/10/2013

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/12132, K. 2013/14973, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2013/12132
Karar No
2013/14973
Tarih
7 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/12132 K.2013/12796
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/12132 K.2013/13828
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/12133 K.2013/12964
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/12133 K.2013/15234
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/12133 K.2013/37120
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/12133 K.2013/13174

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.