KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/1278 E., 2014/16549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2011/30127
- Mahkemesi
- Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 21/04/2010
- Numarası
- 2009/416 (E) ve 2010/256 (K
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, yolda yürüyen müştekinin yanına bir anda yaklaşarak müştekiye babaannesinin vefat ettiğini, ondan kalan paranın 1.000 TL.'lik kısmının fakirlere dağıtılması yönünde vasiyetinin bulunduğunu belirterek bu parayı fakirlere dağıtması için kendisine vereceğini söylediği ancak bunun için öncelikle müştekiden 1.000 TL. parayı vermesini, evlerinde mevlüt olduğunu bu parayı okutturup getireceğini söylediği,
müştekinin üzerinde parası olmaması nedeniyle bir yakını aracılığıyla parayı temin ederek 1.000 TL'yi sanığa verip birlikte mevlüt okunduğunu ileri sürdüğü evin önüne geldikleri, sanığın burada eve girmeden önce müştekiye ekmek almasını, bu ekmeğin de hoca tarafından okunacağını söylediği, müştekinin ekmek alıp gösterilen eve gittiğinde mevlüt okunmadığını öğrendiği, geri döndüğünde ise evin önünde sanığı bulamadığı,
sanığın üzerine atılı suçu bu şekilde işlediğinin anlaşıldığı olayda, eylemin temas ettiği, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen “Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/1278, K. 2014/16549, 15 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama