KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/1293 E., 2014/16400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2011/41386
- Mahkemesi
- Pendik 2. Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 10/06/2010
- Numarası
- 2007/769 (E) ve 2010/458 (K
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
1-Sanığın şikayetçiden beş dakika görüşüp iade edeceğini söyleyerek aldığı cep telefonu ile şikayetçinin yanından uzaklaştığı sonra da telefonu üçüncü bir kişiye sattığı iddia olunan olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12/06/2012 tarih ve 2011/15-440 Esas, 2012/229 Karar sayılı ilamı gereğince; eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1. maddesinde öngörülen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde tayin edilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/1293, K. 2014/16400, 14 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama