KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/14561 E., 2015/28922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2015
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın, kredili mevduat hesabı açtırarak, katılan bankadan haksız olarak 1.000,00 TL temin ettiği 23.10.2009 tarihinin de suç tarihi olarak karar başlığına mahallinde eklenebileceği tespit edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK'nın 158/1-j bendinde,dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın,sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanunu'nun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur.
Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler,bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır. Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanığın, katılan H..
D.. adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı, sahte araç ruhsatı fotokopisi ve yine sahte olan ticari taksi çalışma ruhsatnamesi fotokopisi ile kriminal raporuna göre sahte olarak düzenlenmiş yerleşim ve diğer adres belgesi aslını kullanarak, ING Bank Maltepe Şubesi'ne başvurup, 28.08.2009 tarihinde 10.000,00 TL bedelinde kredi kullandığı, 23.10.2009 tarihinde ise aynı şube nezdinde 1.000,00 TL tutarında kredili mevduat hesabı açtırıp bu meblağı da kullandığının iddia edildiği olayda; müfettiş raporunda bahsedilen 23.10.2009 tarihinde 1.000,00 TL tutarındaki kredili mevduat hesabına ilişkin sanıktan herhangi bir belge istenip, istenmediği,
sanığın suça konu sahte belgeleri ikinci kez ibraz edip etmediği araştırılıp, sanığın savunmasında 1.000,00 TL parayı kullandığına ilişkin herhangi bir kabulünün de bulunmadığı gözetilerek varsa bahsi geçen miktarın sanık tarafından çekildiğine ilişkin belgeler de temin edildikten sonra zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/14561, K. 2015/28922, 17 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama