KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/14850 E., 2013/12324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Hükümlü ... müdafiinin eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nın 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin ...'ın ilgili dairesi olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede,
Hükümlü ...'in yokluğunda verilip 16.08.2010 tarihinde istinabe suretiyle yapılan sorgusunda bildirdiği son adrese yapılan tebligatın hükümlünün yeni adres bildirmeden ayrıldığının tespiti üzerine, aynı zamanda mernis adresi olan aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre usulüne uygun olarak 13.09.2012 tarihinde tebliğ olunan 27.06.2012 tarihli hükme yönelik, hükümlü müdafiinin yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 08.02.2013 günlü temyiz inceleme başvurusunun reddine dair ek kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
2)Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; ... ilçesinde fırın işleten sanık ...'ın işlerinin bozulması üzerine, ... ...
Şubesinden aldığı çek karnesindeki iki çeki, alacaklı kısmına temyiz kapsamında olmayan hükümlü ...'i yazıp 05.06.2007 tarihli 48.000 TL bedelli ve 20.05.2007 tarihli 35.000 TL bedelli keşide edip kimliği tespit edilemeyen bir şahsa imzalattıktan sonra hükümlü ...'e verdiği, sanıkla hükümlünün birlikte mağdur ...'ın oto galerisine giderek 78.000 TL'ye kamyon aldıkları, 30.000 TL'sini peşin verip geriye kalan kısmı için hükümlü ...'in 48.000 TL bedelli çeki ciro ederek mağdur ...'a verdiği, yine hükümlünün diğer çekle de mağdur ...'den kamyon satın alıp 35.000 TL bedelli çeki ciro ederek verdiği,
çeklerin karşılıksız çıkması üzerine mağdurların sanık ... aleyhine icra takibi başlattıkları, sanık ...'ın imzaya itiraz edip söz konusu çek yapraklarını yanında çalıştığını iddia ettiği "..." isimli kişinin eline geçirip keşide ettiği iddiasında bulunduğu, ancak yapılan soruşturmada "..." isimli kişinin hayali bir kişi olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporlarına göre çekin ön yüzündeki yazıların sanık ...'a ait olduğu, arka yüzündeki ciro ve imzanın ise hükümlü ...'e ait olduğunun belirtildiği,
hükümlü ...'in, sanık ...'a ... ilçesinde bulunan bir taşınmazı sattığını ve suça konu çekleri bu şekilde aldığını beyan ettiği ancak, Tapu Müdürlüğü yazılarına göre böyle bir satışın gerçekleşmediği sabit olmakla mağdur sayısında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/14850, K. 2013/12324, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama