KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/15137 E., 2013/13531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, 29.12.2008 tarihli asıl hükme karşı 23.08.2011 tarihli eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nın 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması karşısında, mahkemenin eski hale getirme talebinin reddine ilişkin 12.09.2011 tarih, 2007/313 esas, 2008/798 karar sayılı ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle;
sanığın, 28.02.2008 tarihli sorgusunda beyan ettiği adrese çıkarılan tebligatın iade edilmesi üzerine, mahkemece yeni tespit edilen adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak
değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, Kemalpaşa oto pazarında..... plaka sayılı aracını satmak isteyen katılan ...'la görüşerek 25.750 TL bedelle satın almak için anlaştığı, bir gün sonra sanığın, yanında bulunan ve evrakı tefrik edilen diğer sanık ...'le birlikte katılanı alıp ...'ya götürdükleri, katılana aracın parasını noter devrinden sonra vereceklerini söyledikleri, ...
1. Noterliğinde düzenlenen kati satış sözleşmesiyle aracın devrini sanık ...'in üzerine aldığı, sonra birlikte sanık ...'in evine gittikleri, sanık ...'in katılana 3.750 TL para verdiği ve kalan parayı ertesi gün vereceğini söyleyerek oyaladığı, satış işleminden bir gün sonra sanıkların aracı ...
16. Noterliğinde düzenlenen kati taşıt sözleşmesiyle ... isimli kişiye 15.000 TL'ye sattıkları ve sanıkların katılana kalan parayı vermeyerek ortadan kayboldukları sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/15137, K. 2013/13531, 18 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama