KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/15772 E., 2014/4864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu malına zarar verme, kamu görevlisine direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde, 265. maddesi ile düzenlenen.
“Görevini Yaptırmamak İçin Direnme”suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup;bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu,seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla,cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır.
Bu suçun oluşabilmesi için,öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil,görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır.
Cebirle,kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse,fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Müşteki polislerin devriye görevleri sırasında plakaları çamurla kapatılmış bir kamyonetten şüphelenmeleri üzerine megafon ve siren sesiyle durması yönünde ihtarda bulunmalarına rağmen araçta bulunan 4 kişinin dur ikazına uymayarak kaçmaya başladıkları, şahıslardan birisinin polis ekibinin takibini engellemek amacıyla aracın arkasındaki stepne lastiklerini yola fırlattığı, bu sırada başka bir ekip otosunun yolu kapattığı, ancak araçta bulunan şahısların resmi ekip otosunun sağ arka kısmına çarparak kaçmaya devam ettikleri, bu sırada ekipte görevli polis memuru müşteki ...’ın çarpmanın etkisiyle araçtan düşerek yaralandığı,
aracın kaçmaya devam ederken polis otosunun önünde kasten sert şekilde fren yaptığı, bunun sonucunda ekip otosunun kaçan aracın arkasına çarparak hasar gördüğü, daha sonra ekip takibe devam ederken ekip otosunu kaldırım ve araç arasına sıkıştırarak hasar görmesine neden oldukları, aracın arka kısmında bulunan bir şahıs ve şoför yanında bulunan iki şahsın araçtan atlayarak değişik yönlere kaçmaya başladıkları, kovalamaca sonucu sanık ... ve temyiz dışı sanık ...’in yakalandığı, diğer iki şahsın yakalanamadığı,
sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/15772, K. 2014/4864, 17 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama