KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/15965 E., 2015/30756 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2015
- Tebliğname No
- 11 - 2011/218211
- Mahkemesi
- Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 08/02/2011
- Numarası
- 2010/340 (E) ve 2011/33 (K
- Sanıklar
- H.. D.., G.. Ö..
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme imkanını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık Gülten Koç'un Almanya'da çalıştığı sürelere ait borçlanma talep etmek için sanık H.. D..'ye ait iş yerinde gerçeğe aykırı olarak fiilen çalışmadan kağıt üzerinde çalışıyor gösterilerek borçlanmasının yapılmaya çalışıldığı, bu şekilde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun zarara uğratıldığı iddia olunan olayda, işveren sanık Hakan tarafından sanık Gülten'in iş yerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin düzenlenip Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderildiği,
sanık Gülten'in bu iş yerinde 5 gün çay ocağında çalıştığı, daha sonra bu işte çalışması açısından yetersiz olduğu söylenerek işten çıkarıldığı ve çalışmasının karşılığı olan 95 TL'nin işveren sanık tarafından sanık Gülten'e ödendiğine dair sanıklar ve tanık beyanları karşısında sanık Gülten'in iş yerinde gerçekte çalışmadığına dair yeterli delil elde edilemediği ve sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle mahkemece verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/15965, K. 2015/30756, 4 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama