KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/16594 E., 2014/6000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında verilen hükmün tür ve miktarı itibariyle kesin karar niteliğinde olsa da güvenlik tedbirlerinin de uygulanması karşısında, temyiz edilebilir olduğunun kabulü ile yapılan incelemede,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık ve şikayetçi trafikte seyir halinde iken şikayetçinin aracının direksiyonunu sanığın aracına doğru kırdığı, bunun üzerine sanığın "benim aracımın üzerine nasıl direksiyonu kırarsın" dediği, tarafların tartıştıkları, bu esnada sanığın araçtan inerek şikayetçinin aracına doğru yürüdüğü, kapı ve camlarının kapalı olması sebebiyle aracın kapısını tekmelediği ve araca zarar verdiği, anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen cezanın, adli para cezası olması karşısında TCK'nın 53. maddesinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/16594, K. 2014/6000, 1 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama