KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/16740 E., 2014/7475 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- Mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuk ...'nın, temyiz dışı diğer suça sürüklenen çocuklar ile birlikte eğlenmeye giderek alkol aldığı, akabinde cadde üzerinde park halinde bulunan müşteki ve katılanlara ait araçların lastiklerini elinde bulunan bıçakla keserek zarar verdiğinin iddia edildiği olayda, suça sürüklenen çocuk savunması, katılan ile müşteki ifadeleri, görgü tespit tutanağı, sosyal inceleme raporu ve tüm dosya kapsamına göre suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi gereğince, yasal olarak tayin edilen zorunlu müdafinin ücretinin suça sürüklenen çocuğa yüklenemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/16740, K. 2014/7475, 17 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama