KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/17057 E., 2015/30680 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2015
- Tebliğname No
- 11 - 2012/96105
- Mahkemesi
- Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 02/02/2012
- Numarası
- 2010/132 (E) ve 2012/13 (K
- Sanıklar
- H.. A.., A.. E..
- Suç
- Dolandırıcılık, yalan beyan
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıklardan Ahmet'in bacağından yaralanması sebebiyle diğer sanık Hüseyin ile E.. H..ne gittiklerinde sanık Hüseyin'in sağlık güvencesinden yararlanmak için Hüseyin'in kimliğini hastaneye ibraz ettikleri iddia edilen olayda sanıkların savunmalarında sanık Hüseyin'e ait kimliği yanlışlıkla ibraz ettilerini ifade etmeleri, suç tarihinde sanık Ahmet'e ait geçerli yeşil kart olduğuna dair yazı gözetilerek sanıkların katılan kurumun zararına olacak şekilde kasten sanık Hüseyin'in kimliğinin ibraz edilmediği anlaşıldığından beraatlerine dair mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/17057, K. 2015/30680, 3 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama