KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/17469 E., 2013/19363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mala zarar verme
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıkla katılanın bir binada altlı üstlü oturdukları, 11457 parselde yer alan bu binanın bahçesinin, tarafların müşterek mülkiyetinde bulunduğu, ilk başta sanığa ait olan taşınmaza, katılanın, 16/09/2008 tarihinde ortak olduğu, aralarında fiili bir paylaşımın bulunmadığı, sanığın, elektrik tellerine çarptığını söylediği bir adet çınar ağacının tepe dallarını kestirmek için ilgili elektrik idaresine başvurduğu, idarenin, telleri kesmek için yeteri kadar teçhizatının bulunmadığını, telleri kendisinin kesebileceğini belirttiği, sanığın da, katılanla ortak olarak kullandıkları taşınmazda yer alan çınar ağacını bu nedenle budadığı,
böylece sanığın nitelikli mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, katılanla ortak olunan taşınmazın hangi kısmının kime ait olduğunun taraflar arasında paylaştırılmadığı, taşınmazın her tarafının ortak olarak kullanıldığı, bu nedenle sanığın, kendisinin de malik olduğu düşüncesiyle elektrik tellerine çarpmaması için suç kastıyla hareket etmeden dalları budadığı, bu nedenle mala zarar verme suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı dikkate alınarak, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/17469, K. 2013/19363, 9 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama