KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/18080 E., 2013/16256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bedelsiz kalan senedi kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Katılanların sanık ... ile ... isimli firmada ortak oldukları, ancak daha sonrasında katılanların hisselerini sanık ...’e devrederek ortaklığı bitirdikleri, ortaklık esnasında katılanların bankalardan kredi kullanmak için bankalara teminat senetleri verdikleri, bu senetlerin kredi borcu ödendikten sonra banka tarafından geri verildiği, ortaklık bittikten sonra sanık ...’in eline geçen yine bankalara teminat için verilmiş olan 2 adet senedi borcuna karşılık ciro ederek diğer sanık ...’e verdiği,
Bahattin’in de söz konusu senetleri icra takibine koyarak katılanlar hakkında icra takibi yaptığı ve sanığın böylece bedelsiz kalan senedi kullandığının iddia edildiği somut olayda; sanık ile katılanlar arasında ortaklığın bitirilmesi neticesinde bir borç ortaya çıktığı, bu borcunda imzalanan sözleşmeye göre katılanlar tarafından belirli vadelerle sanığa ödendiği, bunun dışında taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı,
söz konusu senetlerin teminat senedi olduğunun gerek icraya konulan iki senedin teminat senedi olduğuna dair ilgili bankadan verilen yazıdan gerekse şirket çalışanlarının alınan beyanlarından anlaşılması gerekçeleriyle, sanığın eyleminin bedelsiz kalmış senedi kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/18080, K. 2013/16256, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama