KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/18445 E., 2015/26063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, bankada bulunan hesabından ödenmek üzere 23/11/2008 tarih, 6946192 seri numaralı 7.500 TL tutarlı çeki düzenleyerek müştekiye verdiği, sonrasında çekin karşılıksız çıktığı, bununla ilgili çek hesabının bulunduğu bankaya yazılan müzekkereye verilen cevapta çekteki imzanın ...'a ait olmayıp imza yetkisi olmayan herhangi bir kişi tarafından atıldığının belirtildiği,
sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia olunması karşısında, yüklenen dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlıklarından olan çekin kullanılması suretiyle işlendiği anlaşılmakla, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/18445, K. 2015/26063, 2 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama