KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/18495 E., 2013/14011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik, Görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet, Beraat
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat eden ve hakkında kurulan hükmü yasal süresi içerisinde temyiz eden sanık ...'ın 26/06/2013 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla, sanık hakkındaki hükmün O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi ile sınırlı olarak incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanık ...'un, ...'da taşınmaz sahibi olduğunu öğrendiği mağdurlar ... ve ...'un taşınmazlarını sahte belgeler ile satmaya karar vererek, öncelikle mağdurlar adına sahte nüfus cüzdanı düzenlettiği, kendisi adına da ... kimlik bilgileri ve üzerinde kendisinin fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanı tanzim ettirip, bahsi geçen sahte nüfus cüzdanları kullanılarak noterde düzenlenen vekaletnameler ile kendisini mağdurların vekili olarak gösterip, mağdurlar adına kayıtlı bulunan iki taşınmazı katılan ...'a tapu dairesinde satıp devrettiği olayda,
mahkemenin "kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarının oluştuğuna yönelik kabulünde; sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatlarına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/18495, K. 2013/14011, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama