KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/1865 E., 2014/17592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılan ...'in sahibi olduğu işyerine gittiği, burada çalışan ve katılanın oğlu olan müşteki ...'a kendisini ... İşlek olarak tanıtarak ...
Tekstil isimli işyerinden geldiğini söylediği, akabinde katılanın oğluna babasını tanıdığını belirterek ... almak istediğini beyan ettiği, müşteki ...'un da babası olan katılanı cep telefonundan arayarak işyerine gelen sanığın mal almak istediğini söylediği, bu esnada sanığın müştekiden cep telefonunu alarak katılan ... ile konuşmaya başladığı, katılanın sanığa beklemesini, kendisinin gelip istedikleri malın satışını yapacağını söylediği halde sanığın telefonu kapatarak müşteki ...'a, babası ile konuştuğunu, malları kendisine vermesini söylediğini belirterek suça konu malları istediği,
müştekinin de sanığın söylediklerine inanarak toplam 1440 metre 48 toptan oluşan 4 balya kumaşı sanığa verdiği, söz konusu kumaşları bedelini ödemeden alan sanığın da ortadan kaybolduğu, bu şekilde sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin ederek üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın tutuklulukta geçirdiği süreler almış olduğu cezadan mahsup edilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/1865, K. 2014/17592, 30 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama