KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/1940 E., 2014/17326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın katılanın ikamet ettiği eve giderek bir kargo firmasından geldiğini belirtmek suretiyle eşini sorduğu, eşinin evde olmadığını beyan eden katılandan kimlik bilgilerini istedikten sonra, eşine ödemeli zarf gönderildiğini beyan ederek zarfın karşılığında 30,00 TL para talep ettiği, katılanın önce bu parayı vermek istemediği, ancak daha sonra önemli bir evrak olabileceği düşüncesiyle bu parayı ödeyip zarfı aldığı, sanığın teslim ettiği zarfı kesinlikle açmaması yönünde katılanı uyardıktan sonra ayrıldığı, zarfın içeriğini kontrol eden katılanın içerisinde vasıfsız bir adet defterin bulunduğunu gördüğü anlaşıldığından, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Kanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde yer alan hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar, üstsoyu ile diğer kişiler yönünden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/1940, K. 2014/17326, 27 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama