KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/19509 E., 2014/8115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu malına zarar verme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, aralarında husumet bulunan kişilerin karakolda olduğunu öğrenince karakola gelip taşkınlık yaptığı, polisler tarafından dışarı çıkarılmak istendiği sırada yumruğuyla karakolun giriş kapısının yanındaki camı kırdığı, böylece kamu malına zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve tanık beyanları, görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın zararı giderdiğine veya gidermek istediğine dair yeterli delil bulunmadığı dikkate alınarak tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/19509, K. 2014/8115, 28 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama