KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/22703 E., 2016/1698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 158/1-e-son, 43/1, 62, 52/2/-4 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, 2022 sayılı kanun kapsamında özürlü aylığı almak için ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenmiş gibi görünen sahte sağlık kurulu raporunu katılan kuruma sunduğu, yapılan başvurunun kabul edilerek sanığa farklı tarihlerde ve birden fazla kez ödeme yapılarak toplam 5.584,66 TL özürlü aylığı ödendiği, raporun sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine, sanığın ...
Devlet Hastanesi'ne sevkinin sağlanarak özür durumunu gösterir sağlık kurulu raporu istendiği, ...
Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporuna göre sanığın kronik renal yetersizlik bulgusuna rastlanılmadığının belirlendiği anlaşılmakla; eylemin TCK'nın 158/1-e ve 43/1. maddelerinde yer alan zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma ve eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (i) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurmak suretiyle eksik adli para cezası tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın suç işleme kastı olmadığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasında yer alan.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/22703, K. 2016/1698, 16 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama