KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/23563 E., 2013/17518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın internet aracılığıyla tanıştığı İstanbul ilinde öğretmen olan katılan ...'e kendisini Bergama Devlet Hastanesi'nde görevli uzman cerrah "..." olarak tanıttığı, gerçekte bu isimli bir doktorun Bergama Devlet Hastanesi'nde çalışmakta olduğu, sanığın internette doktorluk ve cerrahlıkla ilgili konulardan bahsederek güven oluşturduğu, katılan ...'le telefonla da görüşmeye başladıkları, sanığın evli ve çocuğu olmasına rağmen bir süre sonra katılan ...'e evlilikten bahsederek beklenti oluşmasını sağladığı, Bergama'daki evinde birlikte yaşayabileceklerini, bu evin dekorasyon ve tamiri için paraya ihtiyacı olduğunu söylediği,
katılanın, sanıktan bilgilerini aldığı tanık ...nın banka hesabına 20.500 TL para gönderdiği, sanığın bir süre sonra bu sefer de yapmış olduğu bir ameliyattan dolayı sıkıntısı olduğunu, mesleğini kaybedebileceğini söyleyerek para istediği, katılan ...'in yine sanıktan bilgilerini aldığı tanık ...'e ait banka hesabına 13.000 TL para gönderdiği, daha sonra sanığın katılanla itibatını kestiği, Bergama Devlet Hastanesi'ni arayıp asıl ... ile görüşen katılan ...'in gerçek durumu anladığı ve şikayette bulunduğu,
Katılan ...'le irtibatını koparan sanığın, bu sefer de arkadaşları vasıtasıyla tanıştığı yine öğretmen olan katılan ...'e kendisini Dokuz Eylül Üniversitesi'nde çalışan bir cerrah olarak tanıtıp geçici görevle Dikili ilçesine görevlendirildiğini söylediği, kendisinin tanınmış Komili Yağları, Ataköy Ayakkabıcılık gibi şirketlerin sahibi olan bir ailenin çocuğu olduğunu anlattığı, bir çok mal varlığından bahsedip kiraladığı lüks araçlar ile zengin bir kişi imajı verdiği,
sanığın, katılan ...'in güvenini kazandıktan sonra evlenecekleri beklentisi yarattığı, sürekli olarak evlilik hususunda planlar yapmaya başladıkları, sanığın Mavişehir'de birlikte oturacakları eve tadilat yaptıracağını, bir iç mimarla anlaştığını, parası olmadığını söyleyerek para istediği, katılan ...'in Ziraat Bankası'ndan 14.000 TL'lik kredi çekerek sanığa verdiği, sanığın dört beş gün sonra paranın yetmediğini söyleyerek tekrar para istediği, katılanın bu sefer de Akbank'tan kredi çekerek 7.000 TL parayı sanığa verdiği,
katılan ...'in ailesinin sanık hakkında yaptıkları araştırma sonucu sanığın daha önce dört kez evlenmiş ve çocuğu olan bir kişi olduğunu anladıkları, böylece sanığın her iki katılana yönelik aldatıcı hareketlerle haksız menfaat temin ettiği sabit olmakla, katılan sayısınca ayrı ayrı dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/23563, K. 2013/17518, 13 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama