İçeriğe geç
AC
15. Ceza Dairesi Esas: 2013/2366 Karar: 2014/17955 Tarih: 2014

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/2366 K.2014/17955

15. Ceza Dairesi 2013/2366 E. , 2014/17955 K. "İçtihat Metni" Tebliğname No : 11 - 2011/21841 MAHKEMESİ : Antalya 5. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 01/07/2010 NUMARASI : 2010/276 (E) ve 2010/848 (K) SUÇ : Güveni kötüye kullanma, tehdit Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için;

Karar Özeti

15. Ceza Dairesi 2013/2366 E. , 2014/17955 K. "İçtihat Metni" Tebliğname No : 11 - 2011/21841 MAHKEMESİ : Antalya 5. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 01/07/2010 NUMARASI : 2010/276 (E) ve 2010/848 (K) SUÇ : Güveni kötüye kullanma, tehdit Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için;

Karar Detayı

15. Ceza Dairesi 2013/2366 E. , 2014/17955 K. "İçtihat Metni" Tebliğname No : 11 - 2011/21841 MAHKEMESİ : Antalya 5. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 01/07/2010 NUMARASI : 2010/276 (E) ve 2010/848 (K) SUÇ : Güveni kötüye kullanma, tehdit Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır. Sanık hakkında güveni kötüye kullanma ve tehdit suçundan kamu davası açıldığı, hüküm verildikten sonra, katılanın 14/12/2010 tarihli dilekçeyle şikayetten vazgeçtiği dikkate alınarak ve sanığa yüklenen suçların soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunda sanığın beyanı saptanarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunu 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla