KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/23928 E., 2013/16995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bedelsiz senedi kullanma
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
22.02.2011 tarihli oturumda müşteki vekilinin sanığın cezalandırılmasına karar verilmesine yönelik talebinin katılma istemi mahiyetinde olduğu ve katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen müşteki vekilinin 5271 Sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek, aynı Kanun'un 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Sanığın ciro yolu ile teslim aldığı çekin bedelinin ödendiğini bildiği halde, çeki kendisine ciro eden ... ile birlikte hareket ederek katılan aleyhine icra takibi yaptığının iddia edildiği somut olayda; suça konu çekin karşılıksız çıkması üzerine, sanığın çeki adı geçene iade ettiği, keşideci müşteki ile ...'in aralarındaki anlaşma gereği, keşideci müştekinin çek bedelini sanığın hesabına yatırdığı, çek bedelinin tahsili için icra takibini sanığın değil, ...'in yaptığı, sanığın karşılıksız çıkan çeki ciro yolu ile teslim aldığı kişiye iadesinin bedelsiz senedi kullanma olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla, beraatine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/23928, K. 2013/16995, 7 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama