KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/2432 E., 2013/16610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Gaziantep ilinde bulunan özel diyaliz merkezinde kronik böbrek yetmezliği nedeniyle bikarbonatlı hemodiyaliz tedavisi görmekte olan sanığın, katılan kurumdan diyaliz yol ve zaruri masraf ödemesi adı altında para alabilmek amacıyla ikamet adresini Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde Nizip ilçesi olarak gösterip ikamet belgesi tanzim ettirmek suretiyle haksız kazanç sağlayarak dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda, dosya kapsamına göre, diyaliz hastası olduğu konusunda hiçbir şüphe bulunmayan sanığın, suç tarihlerinde Nizip ilçesi ... kasabasında oturduğunu,
Gaziantep iline daha sonradan taşındığını savunması ve Şahinbey Nüfus müdürlüğünün ikamete dayalı nüfus sayım sistemindeki kayıtları ve muhtarlık yazısına göre sanığın, 21.10.2009 tarihinden sonra Gaziantep il merkezinde oturduğunun tespit edilmesi, böylelikle sanığın savunmasının aksinin kanıtlanamaması, ayrıca tedavi merkezinin de Gaziantep ili olması nedeniyle yol harcirahı almasında bir usulsüzlük bulunmadığının anlaşılması karşısında;
sanığın üzerine atılı olan suçlardan cezalandırılmasına yeter miktar ve derecede şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçeleri ile sanığın beraatine dair mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/2432, K. 2013/16610, 4 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama