KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/24849 E., 2014/14772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu malına zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın Beyoğlu Adliyesi'nde şikayet konusu yaptığı bir olayla ilgili takipsizlik kararı verildiğini öğrendiği, bu duruma sinirlenerek adliye binasının dışına çıktığı ve adliyeye doğru taş atmaya başladığı, bu taşlar nedeni ile adliye binasının D bloğunun camlarının ve ...'ne aracın camlarının kırdığı, sanığın zararı ödemediği böylece sanığın üzerine atılı kamu malına zarar verme suçunu işlediği sanık ikrarı, tanıkların beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK' nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından,
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak, hakkında TCK'nun 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ise infaz sırasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/24849, K. 2014/14772, 16 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama