KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/27641 E., 2013/20124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Delibay Petrol Ürünleri Pazarlama Ticaret Limited şirketinin sahibi olan sanıkların, söz konusu şirkette fiili çalışması bulunmayan ... adına 09.11.2007 tarihinde, ... adına ise, 29.04.2008 tarihinde işe giriş bildirgesi düzenleyerek katılan kuruma verdikleri, bu süre zarfında ...'ın kurumdan 423,76 TL tedavi yardımı aldığı, bu giderin kuruma 07.04.2011 günü ödendiği, ... tarafından alınmış herhangi bir tedavi yardımının bulunmadığı, bu şekilde sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemeleri, ...'ın işyerinde fiili olarak çalışmadığına dair delil bulunmaması,
...'nın sigorta başlangıcını yapmalarına rağmen işe gelmemesi üzerine, kısa bir süre sonra sigorta çıkışını da yapmaları nedeniyle, prim süresini tamamlayamadığından kurumun herhangi bir hizmetinden yararlanamaması dolayısıyla zarar unsurunun oluşmaması, tanık Bahadır’ın beyanlarından, erken emekliliğe olanak sağlamak amacıyla ilgili kanunun yürürlüğü öncesinde sigortalı olarak gösterildiği anlaşılmış ise de, kurumun gelecekte muhtemel bir zararının olup olmayacağının belirlenmesinin de mümkün olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/27641, K. 2013/20124, 16 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama